14 Eylül 2016 Çarşamba

Üçlü bir yapı, teslise yakın...


İki gruba ayırdılar; Atatürkçü, laik, modern, solcu, komünist, dinsiz vb. ve milliyetçi, muhafazakar, milli görüşçü, faşist, sağcı, yobaz vb.
Sonra sosyolojik ve psikolojik hendekler ve bariyerler inşaa ettiler, cephelere ayırdılar ve mottolarla yani sloganlarla doldurdular, futbol topu gibi boşaltılmış zihinleri ve mırıldandı onlarca yıl kitleler.
Her iki cephede de sipere yattılar, yan yana saf tuttular. 
Yeri geldiğinde her iki cephede damarda dolaşan kan gibi dolaşıp fitne fısıldadılar, beyne oksijen yerine uyuşturucu, zehir, vesvese taşıdılar ve bir diğerinin kutsallarına, putlarına saldırdılar.
Her saldırıda önde gidenler gitti ve geri dönmedi, yeri geldi bir sağdan bir soldan azalttılar.
Her saldırı sonrası en çok üçüncülerin sesi en fazla çıktı, kahraman oldular ve karargaha daha da yaklaştılar.
On yıllar boyu devlete düşman nesiller yetiştirdiler sağdan-soldan mırıldananlara kulak veren ve hep kapı ardında fısıldadılar.
Ve her kesimde mağduriyetlere sebep oldular ve mağdurlar üzerinden ilerlediler.
"Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikardır" denilmesi gereken ilk durak kaçırıldı ve kayıplar arttı, mağdurlar çoğaldı.
Yöneticilerin, memurların, işçilerin ve halkın yapması gerekeni yapması artık alkışlanacak bir olay olmamalıdır, mağduriyete sebep veren her türlü uygulama ortadan kaldırılmalı ve sebep olanlarda ıslah edilmelilerdir.
Sosyolojik ortak zemin kaybolmuş, çamurlaşmış ve yer değiştirmiştir. 
Kelimeler anlamlarını yitirmiş, her cephede ayrı anlamlar verilmiş, "Afazik Toplum"da bireyler birbirleriyle anlaşamaz olmuş.
"izmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir" demenin de zamanı geçtiğine göre ve hatta tüm ülke paranoid-şizofren bir haleti ruhhiye içerisinde olsa da hayra evrilsin serencamımız diyelim.
15 Temmuz sonrası mottolara devam: "Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikardır"...

Resim: A Beautiful Mind (2001) - Akıl Oyunları

Hiç yorum yok: